Muamele
Hareketimden bir gün evvel Üsküdar Savcılığında ifademi aldılar. Bu savcının yanında oturdum ve Sulh Ceza Mahkemesi beni görmeden kararını verdi: Tevkifi ve Malatya'ya sevki... Ne sual, ne sepet... Necip Fazıl ben miyim; kâfi!... Hâdiseyle en küçük temas ve alâkama dair hiçbir şey tespitine lüzum yok... İstanbul hâkimine düşen vazife, tevkifi matlup olan adamın Necip Fazıl olduğunu müşahededen ibaret...
(Kitap'tan sf.93)
Bir ansiklopediye geçmiş ifadeyle, "hapisleri üniversite yıllarından çok olan" Necip Fazıl, 1943'den başlayarak 1947-1950-1951-1952-1957-1959 ve 1960 senelerinde cezaevine girdi. Son mahkûmiyet kararı ise vefatı sebebiyle infaz edilemedi.
1955'de "Yılanlı Kuyudan" ismiyle yayınlanmış olan eser, hapishane günlerinin, "büyük sanatkâr"a has, derin ve duyarlı bir iç hayat üzerindeki müthiş tesirini yansıtan bir ıstırap ve gözyaşı günlüğüdür.SİTE:www.kitapyurdu.com
%22
indirimli
Liste Fiyatı: 12,00 YTL.
Kitapyurdu Fiyatı: 9,36 YTL.
Tedarik süresi yaklaşık 1 gün
Kazanacağınız puan: 18
Yayın Yılı: 1999 336 sayfa 3. Hm. Kağıt 12x20 cm Karton Kapak ISBN:975818010X Dili: Türkçe
Üstadın mükemmel kitaplarından biri bence dili en hafif olan kitaplardan NFK yı yeni okumaya başlayanlar için müthiş bir kitap olabilir dili çok sade müthiş tasvirler ile üstadın yanında gibisiniz sanki vede hapisanede onla aynı koğuşta kalıyorsunuz bütün arkadaşlara tavsiye ederim
KatılıyorumKatılmıyorum
FAKÜLTE YILLARINDA OKUDUĞUM BU KİTAP, BENİ USTADIN EN ÇOK ETKİLEYEN YAPITLARINDAN BİRİ OLDU. TASVİRLERİN BÖYLESİNE NET VE EDEBİ YAPILDIĞI ESERLER PEK AZDIR. EĞER BU ESERİ OKUMADINIZ İSE LÜTFEN OKUYUNUZ. ( HAA BEN Mİ BENDE TEKRAR OKUMAYI DÜŞÜNÜYORUM. BENİM KİTAP OKUMAK İÇİBN VERDİĞİM BİLMEM KAÇINCI ARKADAŞLA ABD'YE GİTTİ YENİSİNİN SİPARİŞİ YOLDA)
KatılıyorumKatılmıyorum
üstadla birlikte sanki hücresindeki puslu ortamı soluyor gibiyim. sadece solumakla kalmayıp derinden bir sızı duyuyorum şu sol yanımda. biz yeni nesil senin eserlerinden çok faideli bilgiler alıyoruz. Ruhun şad olsun. iyi okumalar
KatılıyorumKatılmıyorum
Konu ne kadar kasvetli ve sıkıntılı ise anlatım da o derece sürekleyici ve açık. Bu tezat üstadın dış hapishaneden çok iç hapishanesini anlatmasından kaynaklanıyor olsa gerek. Allah herkese iç hapishanesinden tahliye olmayı nasip etsin.
KatılıyorumKatılmıyorum
cezaevi gunlerini anlatıyor necip fazıl. zaten "zindandan mehmed'e mektup" isimli şaheseri bu kitabın bir nevi cekirdegi gibi...okudukça anlayacaksınız...
KatılıyorumKatılmıyorum
"..."- Hiçbir nefse takatından fazla yüklemem!"
Buyuran Hakka ne diyebilirdim?.. Çekiyordum, çekecektim. Halimden sadece (fizyolojik) bir iki tezahür kaydedeyim: Sinirlerim o hâle gelmişti ki, dört köşe meydanın pencerelerinden gözüme çarpan Malatya ışıklarını sarımtırak beyaz değil de, kırmızı, kan rengi kırmızı görüyordum. Süt beyaz kara baksam yine o renk... Ve dehşetler içinde görüyordum ki, yatağımda veya dışarıda ve daima herkesten gizliyordum ki, gözyaşları, artık gözümden, (firijider)den çıkmış gibi, buz gibi gelmektedir. Katiyen insanı kandırmıyan ve cümudî bir bünyeden sızdığı hissini veren bu soğuk, buzdan soğuk göz yaşlarını, 40 küsur yıllık hayatımda ilk defa olarak, Malatya'da görüyordum. Bir müddet sonra, Kâinatın Efendisine, Peygamberlerin Başbuğuna ait bir düstur olarak öğrendim ki, en makbul gözyaşı, ruhanî gözyaşı buymuş; gözden buz gibi gelen yaş...
(11 Mayıs 1953 Pazartesi akşamı, Ankara Hapishanesi revirinde dişçi odası, saat 7.30)..." diye anlatıyor üstad ızdırabını ve "çile"sini.
sanki benim malatya hapishanesi'ndeki. sanki benim o ızdırapları çeken. okurken ızdırap çekmemek elde değil. ızdırabıyla olgunlaşan üstad. mekanının cennet olması dileğiyle...
KatılıyorumKatılmıyorum
ilk olarak hüseyin üzmez'in deli deli esintiler kitabında bir kaç anısına şahit olmuştum üstadın, ama internette okuduğum kadarıyla bu kitabı okumadan üstad hakkında net karar veremeyiz. Sipariş vericem Allah nasip ederse...
KatılıyorumKatılmıyorum
Necip Fazıl'ın ilk mahkumiyet yıllarının anıları,düşünceleri,ızdırapları... Ancak 27 Mayıs ihtilalinden sonra girdiği cezaevinde yaşadıklarının dışında kalan mahkumiyet günleri öyle aman aman acılarla geçen mahkumiyet günleri değil. Bunu dramatize etmenin anlamı yok. Kendi ağzından, ona duyulan hürmetin hatrına diğer mahkumlara nazaran küçük iltimasların olduğunu okuyoruz. Ben Necip Fazıl'ın bu eserinde, sürekli gözyaşlarına boğulduğunu ifade ettiği satırlardan sıkıldım diyebilirim. Bu eser diğer okuduğum Necip Fazıl eserlerindeki samimi ızdırapları hissettirmedi bana. Üstadın tespitlerine sözüm yok. Tavsiye ediyorum ama, ilerleyen yıllarda kaleme aldığı eserleri beni çok daha fazla etkiledi üstadın...
KatılıyorumKatılmıyorum
Neicp Fazıl'ı tam olarak bu kitapla tanıdım. Gerçekten çok etkileyici ve çok müthiş bir kitap. Kitabı okurken sanki onunla birlikte yaşamışım gibi hissettim. O kadar etkilendim. Necip Fazıl severlerin mutlaka okuması gereken bir kitap.
KatılıyorumKatılmıyorum
Hata bildirimi: Bulunduğunuz ürün sayfasında karşılaştığınız yazım, anlam vb. hataları bu form yolu ile bildirmeniz, hataları daha hızlı düzeltmemize yardımcı olacaktır. İşbirliğiniz için teşekkür ederiz.
kitapyurdu.com'da ödeme seçenekleri olarak Visa, Master ve Dinners kartlar ile havale, eft kabul edilmektedir.
kartlara taksit yapılmaktadır.
Tel: 0212-5198720 Faks: 0212-5191584 Alemdar mh. Güzel Sanatlar sk. No:9 34410 Cağaloğlu-İstanbul Türkiye
Gizlilik ve Güvenlik Politikası
Bu sitenin JavaScript kodları İnternet Explorer'a göre hazırlanmıştır. Diğer Tarayıcılarda problem yaşayabilirsiniz.
kitapyurdu.com