Ana Sayfa sepetim yardım
Yeni Kitaplar Çoksatan Kitaplar Yazarlar Yayınevleri

       
Ortaklık  Puan Kataloğu   İlk Alışverişim   Bize Ulaşın
Hoşgeldiniz
Yeni Ziyaretçi Kılavuzu
Ücretsiz üyelik için tıklayınız

ÜYE GİRİŞİ

Üye Olmak İstiyorum
Şifremi Unuttum
 
Üye iseniz tıklayınız.
Sepetiniz Boş


  Kapıları Açmak
Kapıları Açmak, Mustafa Kutlu








Mustafa Kutlu
DERGAH YAYINLARI


Yağmur ince ince yağıyor.
Saatlerdir yağıyor.
Bir şehirlerarası otobüs gecenin ıslak karanlığını yara yara gidiyor.
Saatlerdir gidiyor.
Ses yok.
Sanki hemen herkes uyuyor.
Arada hafif horultular, alçak sesle konuşanların mırıltıları.
Sürücü kasetçalardaki arabesk parçanın sesini iyicene kısmış, belki de sadece kendisi işitiyor. Bir de yanındaki koltuğa yığılmış, başı önüne düşmüş genç irisi muavin.
Sürücü sigaranın birini söndürüp, ötekini yakıyor.
Yol tenha, gözler uykusuzuktan kızarmış... SİTE:www.kitapyurdu.com

  %19   indirimli
Liste Fiyatı: 12,00  YTL. Kitapyurdu Fiyatı: 9,75 YTL.
Tedarik süresi yaklaşık 1 gün Kazanacağınız puan: 20

Yayın Yılı: 2007
182 sayfa
İthal Kağıt
13,5x19,5 cm
Karton Kapak
ISBN:9759950736
Dili: TÜRKÇE

İLGİLİ KONULAR:
Edebiyat > Hikaye (yerli)



Bu kitaba link vermek için alttaki html kodu web sayfanıza koyabilirsiniz;


Yukarıdaki ürünü satın alanlar aşağıdaki ürünlerle de ilgilendiler

Huzursuz Bacak

Mustafa Kutlu
9,75 YTL.

Suskunlar

İhsan Oktay Anar
13,35 YTL.

Güneşimin Önünden Çekil

A. Ali Ural
9,30 YTL.

Menekşeli Mektup

Mustafa Kutlu
8,13 YTL.

Tanrı Sana Küsmedi


5,57 YTL.

1-10/16

katılan 29 kişi, katılmayan yok gulsevdam 10.04.2008
Yayından kaldırılan diziden ötürü hikayeyi bildiğimi sanıyordum aslında alakası yokmuş okuyunca anladım... İlk başlarda klasik türk filmi gibi ya diye diye okudum ama elimden de bırakamıyordum okunmaya değer, çok fazla birşey beklemiyorsak, Kutlu'yu seviyorsak, kitaplığımızda özel bir mustafa kutlu rafı varsa okuyun derim...
Katılıyorum Katılmıyorum
katılan 41 kişi, katılmayan yok incilamah 02.04.2008
hayayya ne çok açılan ve kapanan kapı var.marifet kapanan kapılardan hızla uzaklaşıp,doğru kapıları açmak.yaşananlar karşısında dağ gibi durabilmek zor belki ama,marifet başını eğmek yerine onurlu bir şekilde kırılmakta.ve aşkına sahip çıkmalı insan,sonraları düşünmek yerine anları değerlendirmeli.ve zehra kadar güçlü ,cesur olmalı.yanlış hesaplar gittikleri yerlerden dönerler,iş o ki doğruluğunu koru,inancını yitirme.bir nefeste içilen ,biraz klasik ama içimizden,sıcak bir öykü.dışımızda olanları anlatmak,bizi ütopyalardan haberdar etmekten başka bir işe yaramaz
Katılıyorum Katılmıyorum
katılan 15 kişi, katılmayan 2 kişi yasinyylr 16.03.2008
Mustafa Kutlu’nun ismini çok duyduğum için bir kitabını okumak istedim. Hikaye yazsa da aslında küçük bir roman.. Anlattığı şeyler Yeşilçamın klasikleşmiş hikâyelerinden çok da farklı değil. Galiba daha iyisini bekliyordum. Sıkılmıyorsunuz ama ne yeni bir hikâyeyle ne de yeni bir anlatımla karşılaşıyorsunuz.
Katılıyorum Katılmıyorum
katılan 4 kişi, katılmayan 1 kişi nogay şahin 15.02.2008
bir solukta okunan bir kitap
Katılıyorum Katılmıyorum
katılan 2 kişi, katılmayan 1 kişi ubeyd 15.12.2007
Mustafa Kutlu'nun sonbahar çiçeklerinin en tazesi. Cihan'ın tutukluğunun yol açtığı bir dizi hikaye. Bir çırpıda okuduğum bir kitap oldu...
Katılıyorum Katılmıyorum
katılan 10 kişi, katılmayan yok samsunsporlu 14.12.2007
Cihan'ın suskunluğudur bence bunlara sebep. Seven adam susmamalıydı! Hüzzam bir hikaye olmuş; yürek burkan...
Katılıyorum Katılmıyorum
katılan 1 kişi, katılmayan yok Zeynep Çevik 05.08.2008

Mustafa kutlunun bu hikâyesi kendisini bir solukta okutan, fakat okuyucuyu kendini bir solukta okutmaya da direten bir hikâye. Çünkü okuyucu birbirini kovalayan cümlelerin heyecanlı havasında kendini çekip çıkarmakta zorlanabilir. Kutlu’nun hikâyeciliğin başarısı zaten bunun kanıtıdır.
Onun üslubu
dinlendiren bir üslup…
Şefkat kapıları,
insanlık kapıları açılıyor bu hikâyede. Samimiyetle usulca tıklatmak yeterli oluyor kapıları. Sonra bir bir açılıyor kapanan kapılar.
Kitapta benim yakalayabildiğim üç anahtar var
kapıları açmak için; şefkat, azim ve para.
Fakat üçüncü anahtarı kullananlar kapının ardında kocaman bir boşlukla karşılaşıyor.
Bazen hüzne bazen sevince doyamayan ve her yağmur yağdığında camdan bakan arap kızları var hikâyede.
Bez
bebekler var; dilleri olmayıp da çok şey anlatan.
İyiliğin kaybetmiş görünse de kazandığı, iyinin onuruyla zirveye tırmandığı, son gü
lenin iyi güldüğü bir hikâye.

Eserin adı dikkat çekici olmakla birlikte düşündürücü. Henüz okumaya başlamadan evvel, acaba!? diyorsunuz kitabın kapağını açtığımda bana da yeni kapılar açılacak mı? Ve bu hikâyeden bir kapı açmak için anahtar mahiyetinde bir hikmet yakalayabilecek miyim? Ne de olsa Kutlu’nun hikâyelerinin genelinde “hikmet “ unsuru mühim yer tutmaktadır. Hikmet, dünya görüşünün temel dayanağı olan özdür. Sükûna,
huzura, mükemmelliğe ulaştırır insanı. İslami Türk hikmetinde düşünce, deruni karakterlidir. Kişinin içe dönüşünü, içten duyuşunu gerektirir. Bu yönden hangi hikâye kahramanının, hangi anahtarlarla, hangi kapıları açtığını hikâyenin içine girdikçe birer birer görüyoruz. Kimi yüreğini kullanıyor anahtar olarak, kimi cebindekini. İşte yazarın kitabına verdiği isimle anlatmak istediği de bu olmalı.

Yazar hikâye kahramanlarına babacan bir tavırla yaklaşıyor. Onlara içinde bulundukları durumlardan kurtulmaları için yeni yeni fırsatlar verip kapılar aralıyor. Yaşayan
hayatı ve hayatın temel devinimi olan; bir şeyler için karar verme halini kitapta canlı biçimde okuyuculara izlettiriyor. Yazar bu hali ustalıkla işlemiş ve ne hikâyenin ne hayatın bir adım gerisinde kaldığını ne de aşırı kaçıp hayatın bir adım ilerisine gittiğine şahit oluyoruz. Kitabın satırlarında okuduğumuz şey, hayatın ve insanın ta kendisi...

Kutlu bu hikâyesinde de
insan ruhuna yönelmiş ve İnsanın ruhsal âlemindeki oluşumların iniş çıkışlarını eserinde konu edinmiş. Az önceki acabanın cevabı olarak diyebilirim ki kitabın ismi ile paralel olarak hikâyeyi okurken bize de kapılar açıldığını görüyoruz. Kitabı okurken okuyucu kendisini hikâyenin içinde bir yerlerde hisseder. Bu sahiplenicilik, hikâyenin anlaşılır ve açık kurgusundan ziyade okuru zorlamayan meselesinden kaynaklanır. Çünkü Kutlu hikâyelerini etrafımızda sürekli tanık olduğumuz, ekranlarda izlediğimiz, gazetelerdeki haberlerde rastladığımız yaşanmışlıklardan alır. Onun hikâyeleri gündeme sıkı sıkıya bağlı hikâyelerdir ve hikâyelerinde öyle iyimser bir yön vardır ki bu iyimserliği yazar hikâyenin sonuna kadar elden bırakmaz. Hatta bizi en kızdığımız hikâye kahramanına bile, azıcık da olsa bir merhamet hissiyle yaklaşmamıza vesile olur. Öyle ki Kutlu’nun kaleminden çıkan hikâyelerde yaşanan tüm tersliklere ve olumsuzluklara rağmen ironik bir bakış açısıyla yazar olumlu, mutlu anlar ve sonuçlar çıkarabilir ansızın karşımıza.

Kitapta, masumane bir aşkı ve zengin olup köşeyi dönme arzusuyla gerçek mahiyetinden uzaklaşan
hayatları izliyoruz. Maddi ve manevi iki kapıyla karşılaşırız eserde. Biri açıldıkça diğeri kapanan, biri kapandıkça öbürü açılan bu iki kapı, maddiyat ve maneviyat kapılarıdır.

Kitabın konusu
hayata duyarlı gözlerle bakan okuyucuyu fevkalade ilgilendiriyor. Çünkü kenarda kalmış hayatlardan daha doğrusu bir kasaba hayatından süzülen hikâye, bir nevi modern hayatın ve teknolojinin eleştirisini de yapıyor. Mesela hikâyedeki kahramanlardan Mahir Hoca, kasabadaki tarihi eser niteliğinde fakat bakımsız olan tekkeyi sırf karnaval alanında hoş görüntü oluşturmayacağı için yıkmak isteyen belediye başkanına karşı tepki gösterirken ve geçmiş değerlerin bir temsilcisi olan tekkeyi yok olmaması için onun savunuculuğunu üstlenirken görüyoruz. Hikâyedeki bu örnek ahlaki davranış bize bu kitabı niçin okumamız gerektiği hakkında ipuçları vermektedir. Unutulan ve modern hayatta geride kalan, yok olmaya yüz tutmuş, yenilikler karşısında eski gibi kalmış, hâlbuki güzelliğini eskiliğinden alan maddi ve manevi unsurlar kitapta önemi vurgulanarak diriltilmeye çalışılmıştır.

Kitabın konusu Zehra’nın kaderidir. Elbette konu Zehra’nın kaderi dediysem onun kaderinin bize aktarmak istediği bir dolu ibretlerin var olmasıdır bu kaderin hikâyeye konu edilişinin sebebi. Bu yüzden de ana tema kader derken kitabın adıyla paralel olarak
hayatımız boyunca karşılaşacağımız tüm kapıların anahtarları da serpiştirilmiştir kitabın satırları arasına. Bu ana temanın etrafında diğer kahramanların da kaderleri bir bir anlatılır hikâyede. İnce nüansları yazarın ressam kimliği sayesinde yeri gelince tablolar halinde izleriz. Bu da bir hikâyenin o küçük ama derin çerçevesinde kaybolmak için yeter de artar. Mesela Zehra’nın eve dönüş tablosundan bir pasajı buraya alalım:
“Bavulun kulpuna yapıştı, topuksuz ayakkabıları ile yola düştü. Uzaktan derenin şarıltısı geliyor. Dağlardan kekik kokan bir rüzgâr. Kekik kokusu, yağmurla ıslanan toprağın kokusuna karışıyor. Kavaklar arada bir hışırdıyor, ürperiyor Zehra.
Dere kasabanın altından, yolun kıyısından geçiyor. Güz gelmiş, derenin suyu azalmış. Sesi türkülerden bir demet. Bir küçük dal parçasına basıyor Zehra, dal çıtırtı ile kırılıyor. Zehra durdu. Şimdi nereye bakıyor. Aniden temmuz güneşi altında yer-gök yıkanıyor.”


Zeynep Çevik, DERKENAR
Dergisi 2008 Mart-Nisan
Katılıyorum Katılmıyorum
katılan 1 kişi, katılmayan yok serseri05 07.06.2008
Yeşilçam tadında bir öykü... Kader ve tövbe kavramlarını sorunsallaştıran bir metin... Mustafa Kutlu'nun kanıksanmış meddah üslubu... Ve bir çırpıda okunuveren bir kitap...
Katılıyorum Katılmıyorum
katılan 1 kişi, katılmayan yok dilek35 17.05.2008
mustafa kutlunun kitabı gercekten cok güzel. sankı okumuyorsunız da kştabı dınlıyorsunuz. mustafa rik ediyorum.kutlu sankı bır meddahmıs gibi kitabı anlatmış. teb
Katılıyorum Katılmıyorum
katılan 3 kişi, katılmayan yok aygulis 14.03.2008
Oldukça akıcı bir kitap.Ama kitabın ortasında şöyle bir soluklanma ihtiyacı hissettim.Kitap edebi anlamda çok yoğun.İyi bir ders de veriyor:Hayatta kapıları açmak zordur;ama imkansız değildir!
Katılıyorum Katılmıyorum

1 2 Sonraki 10>>

Diğer Yorumlar

Hata bildirimi:
Bulunduğunuz ürün sayfasında karşılaştığınız yazım, anlam vb. hataları bu form yolu ile bildirmeniz, hataları daha hızlı düzeltmemize yardımcı olacaktır. İşbirliğiniz için teşekkür ederiz.

Ana Sayfa | Yeni Çıkanlar | Çok Satanlar | Konu Başlıkları | Yazarlar | Yayınevleri | Arama | Üye Sayfası | Sipariş Takibi |
Ortaklık | Puan Kataloğu | Yardım | Kampanyalar | Kitap Dergisi | Sahaf | Tavsiye | Alışveriş Sepeti |
Bize Ulaşın | Bizimle Çalışmak İçinBasında Biz      


kitapyurdu.com'da ödeme seçenekleri olarak Visa, Master ve Dinners kartlar ile havale, eft kabul edilmektedir.


kartlara taksit yapılmaktadır.
Tel: 0212-5198720 Faks: 0212-5191584 Alemdar mh. Güzel Sanatlar sk. No:9 34410 Cağaloğlu-İstanbul Türkiye
Gizlilik ve Güvenlik Politikası
Bu sitenin JavaScript kodları İnternet Explorer'a göre hazırlanmıştır. Diğer Tarayıcılarda problem yaşayabilirsiniz. kitapyurdu.com