Hayat bu, insanın başına her şey gelir. Bazen iyi, bazen kötü..Bazen sınanırsınız, nefsinizle kendiniz arasında gelip gidersiniz..Ne yapacağınızı bilemezsiniz. Emekli Jandarma Albay Erdal Sarızeybek'in başına gelenler de belki bu şekilde izah edilebilir, ama asla yeterli olmaz. 1993-95 yılları arasında PKK terör örgütüne vurulan büyük darbede önemli rol oynayan Sarızeybek, bu kitabında adeta kendisiyle yüzleşiyor. Bir yanda ahlaksızlığı, pervasızlığı, sahtekarlığı ispat edilmiş bir adam ve öte yanda sistemin kendi içinden kaynaklanan sorunlarla uğraşmak zorunda kalan Erdal Sarızeybek, her şeye rağmen mücadelesine devam ediyor ve ülkesine duyduğu sevgiden vazgeçmiyor..En önemlisi küsmüyor.
Kitabı okurken, bu kadar da olur mu diyeceksiniz ve Erdal Sarızeybek'le gurur duyacaksınız.. SİTE:www.kitapyurdu.com
%30
indirimli
Liste Fiyatı: 14,50 YTL.
Kitapyurdu Fiyatı: 10,15 YTL.
Tedarik süresi yaklaşık 1 gün
Kazanacağınız puan: 20
Yayın Yılı: 2007 333 sayfa İthal Kağıt 13,5x21,5 cm Karton Kapak ISBN:9756461419 Dili: TÜRKÇE
Edebi yönü hakkında eleştiriler saygıyla karşılanabilir. Ama arif olan anlar bu kitabın neden çıkartıldığını, okura ne vermek amaçlandığını, okura derken de edebiyat dilini inceleyen insanlar değil, gözleri kör-kulakları-sağır-ağızları kapalı olan insanları yani hepimize ders vermek maksadını.
erdal sarızeybek komutanım değerli şahsiyet. Ama kaybeden kendisi olmadı.Yazık ki tam verimli dönemin zirvesindeyken jandarmadan kopartılmasına çok üzüldüm. Yolun açık olsun komutanım
KatılıyorumKatılmıyorum
Ben Erdal Sarızeybek ismini çok duyduğumdan son zamanlarda o yüzden okudum ama kitabın edebi yönü çok zayıf bazı ilgi çekici noktalar yok değil ama ben kitabı bitirirken çok sıkıldım kitabın sonunda ki 'şemdinlide sınırı aşmak'adlı kitabı için gelen e-postalara yer vermeside pek iyi olmamış bence.okunmasada olur diyorum ben bu kitap.
KatılıyorumKatılmıyorum
dürüst bir subayın ortaya çıkardığı bir dolandırıcı yüzünden başına gelenleri okurken ,tepedeki paşaların çevrilen entrikalara nasıl karıştığını ve gölgelere sığındığını okuyarak ibret almak gerekiyor.mücadele nereye kadar diye soracaksınız..
KatılıyorumKatılmıyorum
Kitabı bir solukta bitirrdim. Bir yanda vatanının çıkarları uğruna canını feda etmeye hazır vatan evlatları. Bir yanda kendi çıkarlarına hizmet eden vatan, toprak millet anlayışından uzak siyasi oyunlar. Ne kadar okusakta, bilsekte hep aynı seyler. Umarım bir gun buna dur denir.
KatılıyorumKatılmıyorum
Bu kitabı tamamen merakımdan istemiştim kitap yurdundan. Erdal Sarızeybek'i Pamukoğlu Paşa ile birlikte Hakkaride görev yaptığını Kan Uykusundan izlemiştik. Ancak Kitapta henüz yazarlığa yeni başlamış birini buldum. Aslında yeni başlamış bir yazar bile YAZARCA yazabilmeli. Erdal Beyde o kabiliyet henüz oturmamış. Yani yazar olması için epey gayret gerekiyor. Ancak gayretli olduğu yeni bir kitap çıkarmasından da belli. Başından geçen olayları pek de akıcı olmayan bir dille kaleme almış. Zaman zaman yaşadığı sukut-u hayaller nedeniyle alt üst olan moral dünyasını Gazi Paşa Duyarsa kitabını yazarken yeniden yaşadığını anlayabiliyorsunuz. Albaylığa yükselmiş ve hep takdirnameler üstün hizmet madalyaları almış bir askerin kendini Generalliğe o kadar yakın hissetmesine rağmen bir türlü olamayışından kaynaklanan bir ruh hali de var bu kitapta. Ancak sorunu doğru tesbit etmede de ona doğru teşhis ve tedavi önermede de başarısız buldum Erdal Sarızeybeği. Demek ki bazı şeyleri iyi anlamak o şeyin içindeyken mümkün olmuyor. İlla dışarı çıkıp dışarıdan nazar etmek gerekiyor. Dünyanın yuvarlaklığını uzaydan gözle görmek gibi bir şey bu. Ancak bazı şeylerin dışındayken bile o şeyin hududundan kurtulamıyorsunuz ki, askerlik te sanırım bunlardan bir tanesi. Sorunları doğru tesbit eden bir subayın askerliğe küçük yaşlarda başlayan yani erken eğilen beyninden askerlikle ilişkisiz çözümlemeler çıkmıyor. Yada çıkamıyor. Ben Sarızeybekten çok daha fazlasını beklemiştim. Açıkçası alanında kendini geliştirmiş gördüğüm Albayımızın biraz daha farklı pencerelerden bakmaya çalışması gerekli sanırım. Yoksa bütün meselelere asker çözümler ve askeri teşhisler koyarak sanırım işin özü bulunamaz.
Gazi Paşayı devlet adamı yapan askerliğin hudutlarını hem kendi hayatında hem de devlet nizamında yerli yerine koyabilmesidir. 27 Mayıs 1960 ihtilalinden bu yana askeri anlayışın Gazi Paşanın anlayışından ne derece uzaklaştığını darbeler ve muhtıralarla gördük.
Gazi Paşayı bu kadar kutsayan bir anlayışın ona bu kadar uzak olabilmesini de anlamaya çalışmak gerekli sanırım.
Kafalarda soru işareti yaratan Gazi Paşanın işitmesi durumunda neler olacağı değil, Gazi Paşanın sözlerinin yaşayanlarca doğru işitilmemesi. Sanırım askeri eğitim modelimizde ciddi bir sıkıntı var. Bilimsellikte ve deneysel düşüncede ilerlemenin moral değerlerden uzaklaşarak mümkün olabileceğini şart gören agnostik bir yapının eseri olan bir süreç yaşadı Türkiye. 27 Mayıstan bu güne bu yapı Türkiyeye çok acı tecrübeleri milletin en güvendiği kurumun eliyle yaşadı. Kutsallaştırılan bir kısım değerlerin dışında moral değer tanımayan bu yapı sorunu daima dışarıda aradı. Daima öteki olanı darbe ve muhtıralarla örseledi. İçindeki başarılı insanları Albaylığa,Tuğgeneralliğe yada en çok Tümgeneralliğe kadar getiren bu yapının moral değerlerde öteki gördüklerine yaklaşan subaylarını ne kadar başarılı olursa olsun adı Osman Pamukoğlu bile olsa harcadığını gördük. Askerlikten ve vatan müdafasından çok iç ve dış siyasi meselelerle ilgili kanaat merkesi haline gelen bu yapı nedeniyle meşru iradenin muktedir olamamsı ve sistematik bir biçimde oluşturulmuş ikili bir yapı söz konusu. Bu yapılardan biri meşru iradeyi yani Parlamentyu temsil ediyor. Diğeri de Askerler ve onların sivil görüntülü uzantılarını. Türkiyenin yekpare olmasından endişe eden bir kesimin bu ikili yapıyı korumak için elinden ne gelirse yapacağına kaniyim. Erdal Sarızeybek aslında ucu bu temel meseleye dayanan spesifik hadiselerin yorumunu o kadar dar bir pencereden anlamaya çalışıyor ki adeta tek bir ağaca takılıp ormanı unutuyor.
Topoğrafyanın altın kaidesi şudur. Eğer nirengi noktanızı doğru yerde konumlandırmazsanız bir mesafe sonunda artık nerede olduğunuzu anlamanız imkansız hale gelir. Bu noktada ya nerde olduğunuzu tahmin eder ve hareketinizi ona göre belirlersiniz yada hatalı olduğunuz noktaya geri dönüp nirenginizi asli yerine yerleştirisiniz.
Sanırım bu ülkede askerlerimizin önemli bir kısmı nirengi noktasına geri dönmenin askeri anlayıştan beklenen kısa ve etkin çözüm mantalitesinden hareketle doğru olmadığını düşünüyor. Halbuki her yol sizi bir menzile ulaştırıyor. Önemli olan bir menzile ulaşmak mı? yoksa doğru olana ulaşmak mı? sorusunu sormuyor ve sordurmuyor. İşte Sarızeybek'te burada hata ediyor.
KatılıyorumKatılmıyorum
erdal siz hiç merak etmeyin.. Gazi paşa bu ülkede olup biten herşeyi duyuyor ve görüyor. Gazi paşanın bedeni yok ama fikirlerini sonsuza kadar götürecek binlerce göz ve kulak var. siz yılmadan bıkmadan bu gözlerden ve kulaklardan biri olmaya devam edin..
KatılıyorumKatılmıyorum
Bu kitapta büyük bir mücadeleden bahsediliyor. Haksızlıklara uğrama sırası bize gelirse o zaman ne yaparız?
İşte ne yapacağımızı Erdal Sarızeybek'ten dinleyelim. Kimisi yazar değil desede derdini sade bir dille anlatabilmiş....
Zaten Erdal Sarızeybek , Osman Paşa, şehitler , gaziler... çoktan Türk tarihine isimlerini yazdırdılar.
KatılıyorumKatılmıyorum
Türk tarihine yön veren isimler nedense aramızdan erken ayrılmışlar Gazi Mustafa Kemal sadece bunlar birisi ama vermiş olduğu mücadeleyse Türkiyeyle özdeşleşmiş Türklerin azim ve kararlılığının bir sembolü haline gelmiştir. İçinde bulunduğumuz bu dönem onun askeri deha ve stratejilerine en çok ihtiyaç duyduğumuz dönemlerden biri malesef. gençliğe hitabesindede değindiği gibi ülkemiz hem dahili hemde harici düşmanlarla mücadele etmekte ve en çok hasarı ise yine içimizden kendimizden görmekteyiz bilinçsizlik ve sağduyulu olamamak malesef beraberinde bugünkü tabloyu ortaya çıkarmıştır.
KatılıyorumKatılmıyorum
Hata bildirimi: Bulunduğunuz ürün sayfasında karşılaştığınız yazım, anlam vb. hataları bu form yolu ile bildirmeniz, hataları daha hızlı düzeltmemize yardımcı olacaktır. İşbirliğiniz için teşekkür ederiz.
kitapyurdu.com'da ödeme seçenekleri olarak Visa, Master ve Dinners kartlar ile havale, eft kabul edilmektedir.
kartlara taksit yapılmaktadır.
Tel: 0212-5198720 Faks: 0212-5191584 Alemdar mh. Güzel Sanatlar sk. No:9 34410 Cağaloğlu-İstanbul Türkiye
Gizlilik ve Güvenlik Politikası
Bu sitenin JavaScript kodları İnternet Explorer'a göre hazırlanmıştır. Diğer Tarayıcılarda problem yaşayabilirsiniz.
kitapyurdu.com